Blog Açma Rehberi: Ucuz ve Performanslı Bir Blog Açıyoruz

Sonunda bir blog sitesi açmaya karar verdiniz. Nasıl blog sitesi açılacağını anlatan pek çok makaleye internet üzerinden erişebilirsiniz. Bu yazıların aksine burada anlatacağım yolu izlerseniz fazla masraf yapmadan ayrıca performanslı çalışan bir blog açabileceksiniz.

Önereceğim yol medium, blogspot gibi ücretsiz blog servisleri değil tabi ki. Bloggerlik konusunu ciddiye alıp, bir marka oluşturmak istiyorsanız, kendi hosting servisinizi ve domain adınızı almanız gerekiyor.

Shared hosting seçeneği ile de bu işe başlayabilirsiniz, fakat yazıda anlatacağım metodu izlerseniz daha tatmin edici sonuçlar alırsınız. İpucu vermek gerekirse, yöntem basit, droplet (Digital Ocean) üzerinde WordPress oluşturmak.

Adım Adım Blogumuzu Oluşturalım:

Site İsmini Bulun

İlk adım olarak oluşturacağınız site için bir domain adı bulmanız gerekiyor. Bir isim belirlediniz. Com uzantılı alan adlarını tercih edebilirsiniz. Fakat isim başkası tarafından alındıysa başka uzantılar da tercih edebilirsiniz, .net, .org veya .io gibi uzantılar da işinizi görecektir.

Bu konuda zorluk çekiyorsanız, namelix sitesinden yardım alabilirsiniz.

Namelix sitesinde anahtar kelime yazıp generate deyince sizin için güzel domain isimleri üretiyor.

Sitenin Adını Kaydettirin

Siteniz için bir ad belirlediniz. İkinci adımda isminizi kaydettirmeniz gerekiyor. Bunun için domain registrar denen servislere başvuruyorsunuz.

Tavsiye edebileceğim servislerden biriside Namecheap. Hesaplı bir şekilde domain adınızı kaydettirebiliriz. Şu andaki yıllık fiyatı 8.18 dolar.

İsmin elverişli olup olmadığını da Namecheap üzerinde kontrol edebilirsiniz.

Blog Platformunu Seçin

Farklı platformlar üzerinde blog yazabiliriz. Fakat önerebileceğim en iyi platform WordPress. Yüzlerce, binlerce tema, eklenti ve servis sayesinde inanılmaz bir esnekliğe ve güce sahip bir platformdan sözediyoruz.

Tasarımı sayesinde, kodlamaya ihtiyaç duymadan, ihtiyaçlarınızı, özelleştirmelerinizi bedava eklentilerle rahatlıkla çözebilirsiniz.

Hatta Wocommerce eklentisi sayesinde normal bir WordPress sitesini e-ticaret sitesine çevirebilirsiniz.

Medium veya Blogger gibi online ortamları ya da wordpress.com ortamında da blogunuzu açabilirdiniz. Hem de herhangi bir ücret ödemeden gayet performanslı ve stabil çalışan bir siteye kavuşabilirdiniz. Bu ilk bakışta size cazip gelebilir. Fakat dezavantajlarından bahsetmekte fayda var.

Dezavantajları:

  • Yazılarınızın tam anlamıyla sahibi değilsiniz.
  • Platform yöneticileri dilerlerse siteyi yayından kaldırabilir veya erişimi kısıtlayabilirler şu veya bu sebeple.
  • Sitenizin tasarımını görünümünü dilediğiniz ölçüde değiştiremezsiniz
  • İstediğiniz işlevselliği, fonksiyonaliteyi siteye dahil edemezsiniz
  • Profesyonel bir izlenim vermeyecektir. Örneğin siteniz benimsitem.wordpress.com ise wordpress.com uzantısı amatörce görülecektir. Böyle bir algı var ne yazık ki.

Bu tür dezavantajlarından dolayı sitenin barındırılmasının ve domain adının tamamen sizin kontrolünde olması gerekiyor.

VPS Hosting ile Blog Açma

Barındırma için önerebileceğim yöntem ise vps dediğimiz (virtual private server) servislerden yararlanmak. Çoğu insan blog sitesi için shared hosting (hostgator, godaddy vs…) yani paylaşımlı barındırma servislerinden faydalanır. İlk başta mantıklı gözükse de shared hosting hizmetinin eksi yönleri de mevcuttur.

Vps servisinin Shared Hosting servisine göre avantajları:

  • Ücretler hesaplıdır. Aylık 5.7 dolara hem alan adını hem hosting ücretini satın alabilirsiniz.
  • Verdiğiniz fiyatın karşılığında daha iyi bir işlemci ve hafıza kaynağına erişirsiniz. Paylaşımlı servislerde aynı web siteleri, tek bir bilgisayarda sıkıştırılır. Bu da sitenin performansını olumsuz anlamda etkiler.
  • Özgürlük: Bilgisayar, evinizde bulunan fiziksel bilgisayar gibi tamamen size aittir. İstediğiniz her şeyi yapabilirsiniz. Her tür ayarı apache, nginx servislerinde yapabilirsiniz. Her uygulamayı yükleyip çalıştırabilirsiniz

Dezavantajından bahsetmek gerekirse, biraz da olsa teknik bilgiye sahip olmanız veya erişmeniz gerekiyor.

Fakat endişelenecek bir şey yok, bu yazıda size detaylı bir şekilde vps üzerinde nasıl wordpress sitesini host edeceğinizi anlatacağım.

Belli başlı vps Servisleri:

  • Digital Ocean
  • Linode
  • Vultr

Bu servislerin hepsi işinizi görecektir. Fakat benim önerim Digital Ocean olacaktır. Nedenine gelince digital ocean şirket olarak kendisini ıspatlamış saygın bir işletme.

WordPress kurma işini o kadar kolaylaştırdılar ki nerdeyse tek tıklamayla sitenizi aktif hale getirebilirsiniz.

Kurulum içerisinde bedava SSL sertifikasını da aktif edebilirsiniz, hem de ücret bile ödemeden. Sitenizin SSL desteği olması mutlaka gerekiyor arkadaşlar. Hem güvenlik açısından hem de sitenizin prestiji açısından.

Tek tıklamayla Digital Ocean Droplet ile WordPress Sitesi Açın

Digital Ocean sitesini kayıt olduktan sonra, giriş yapıp droplet oluşturabilirsiniz. Droplet dediğimiz mevzu sanal özel sunucu (virtual private server) kavramına karşılık geliyor digital ocean jargonunda.

Marketplace sekmesinde, WordPress seçeneğine tıklanır:

Digital Ocean tek tıklamayla WordPress kurulumunu tüm bağımlılıkları ve ek güvenlik yazılımlarıyla birlikte tamamlar.

Droplet’in kurulumu tamamlanınca otomatik olarak size bir mail atar. Bu mailde kullanıcı adınız, şifreniz ve sunucun ip adresi yazılı olur.

Artık SSH ile droplete giriş yaparak WordPress kurulumunu tamamlamanız gerekiyor. Windows kullanıyorsanız putty ya da mRemoteNg uygulaması ile droplete bağlanabilirsiniz.

Putty ile bağlanma

Ip bilgisini girip Open düğmesine tıklayınız. Ardından size kullanıcı adı ve şifrenizi soracaktır:

Güvenlik sebebiyle root şifrenizi değiştirmenizi isteyecektir.

Kurulum sırasında LetsEncrypt (certbot) kurup kurmayacağınızı soracaktır. Kesinlikle kurmanızda fayda var. LetsEncrypt sitenize ssl desteği kazandıracaktır.

SSL artık zorunlu gibi bir şey. Google ssl desteklemeyen siteler için güvenlik uyarısı vermektedir.

Artık WordPress siteniz hazır durumda. Şimdi ip adresiniz ile domain adınızı eşleştirmeniz gerekiyor. Bunun için Namecheap hesabınıza giriş yapıp a kaydı (a record) eklemeniz gerekiyor.

Namecheap hesabınıza giriş yaptıktan sonra, soldaki domain list menüsüne tıklayıp ardından domain adınızın yanındaki Manage düğmesine tıklamanız gerekiyor.

Advanced DNS sekmesine gidip, iki tane resimde görüldüğü gibi a kaydı (A record) ekleyiniz.

Artık domain adınız ile digital ocean dropletini ilişkilendirmiş oldunuz.

Artık WordPress siteniz tarayıcınız ile bağlanabilirsiniz. İster domain adınızı ister ip adresini girerek bağlanın. Size başka sorular soracaktır. Sorulara uygun cevaplar vererek kurulumu tamamlayın.

Tema Seçimi

SEO dostu ve hızlı bir tema seçiniz. Başlangıç olarak GeneratePress veya Astra temalarının ücretsiz olan sürümlerini kullanabilirsiniz. Bu işte ilerleme kaydettikten sonra paralı olan ve daha fazla özelliği olan sürümlerine geçiş yapabilirsiniz.

Seçeceğiniz temaların mobil cihazlarda da problem olmadan çalışması çok önemli. Artık web trafiğinin önemli bir kısmı mobil cihazlardan gelmektedir. Bahsetmiş olduğum iki tema bu özelliği de destekliyor.

Logo Tasarımı

Başlangıçta logo tasarımı için çok masraf yapmanıza gerek yok. Logo tasarlamak için Canva sitesini rahatlıkla kullanabilirsiniz. Üyelik bedava. Yabancı sitelerde de Canva servisinden çokça bahsedildiğini duyabilirsiniz.

Olması Gereken Eklentiler

WordPress’in eklentiler sayesinde diğer platformlara nazaran çok önemli bir avantaja sahip olduğundan bahsetmiştik. Bahsedeceğim iki eklentinin kurulmasında fayda var.

Yoast SEO: Yazınızla ilgili faydalı ipuçları vermesinin dışında, SEO açısından yazıyı testten geçiriyor. Faydalı tavsiyelerde bulunarak google arama sonuçlarında ön sıralara çıkmasına katkıda bulunuyor.

W3 Total Cache: Site performansı, hızlı açılması google’un sıralama yaparken dikkate aldığı değerlerden birisi. Kimse yavaş açılan siteleri sevmez. Eklenti site üzerinde ayarlar yaparak, sayfaların daha hızlı açılmasını sağlıyor.

Search Analytics Kurulumu

Search Analytics sitenin ziyaretçi sayılarını, hangi sayfaların daha çok hit aldığı ve benzeri pek çok istatistiği sizin toplayıp, grafikler halinde görmenizi sağlar.

Gittikçe artan ziyaretçi sayısı sizin için iyi bir motivasyon kaynağı olacaktır.

Search Console’a Kayıt Olma

Google’ın diğer önemli bir servisi de Search Console. Search Console servisine sitemizi eklememiz, google’ın sitemizi indekslemesini kolaylaştıracaktır. Dolaylı olarak google aramalarında daha üste çıkma ihtimalini arttıracaktır.

Search Console servisinin en önemli faydası ziyaretçilerin sitenize hangi google aramalarıyla ulaştığı. Bu sizin için oldukça önemli bir veri. Hangi anahtar kelimelerde iyisiniz hangisinde kötüsünüz, bu bilgiye göre sitenizde geliştirme yapabilir ziyaretçi sayınızı arttırabilirsiniz.

Kaliteli Yazılar Yazmaya Başlayın

Nihayet blog sitesi açmanın amacı olan yazı yayınlamak kısmına geldik. En az 800-1000 kelimelik yazılar yazın. Daha uzun olursa, örneğin 2000-3000 kelime, SEO açısından daha da iyi olur. Arama sonuçlarında ön sıralara gelmesinde faydası olur.

Yazılar insanlara yardımcı, problemlerinin çözümüne yardımcı olacak nitelikte ve yeterlilikte olmalı. Öncelikle kendi hayallerinizden ziyade, alanınızla ilgili olarak insanlar ne arıyor, neyi merak ediyor diye araştırıp ona göre yazılar yazarsanız uzun vadede bu işten hem maddi hem manevi olarak daha kazançlı çıkarsınız.

Belli bir yazma rutininiz olmalı. Bu işte en önemli şey devamlılık. İlk yazılarınız doğal olarak iyi olmayacaktır. Fakat zamanla daha da iyi ve kaliteli yazılar yazacağınızdan kuşkum yok.

Kaliteli yazılar yazmak önemli fakat mükemmeliyetçi davranarak da üretkenliğinizi öldürmeyin.

Yorum Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir